BİZ MİYİZ? ( UKRAYNA TÜRKİYE )


Maç öncesi doping olacak haber geldi Finlandiya sayesinde. Lakin Lucescu’nun çıkardığı kadroyu görünce, o sevincim dindi diyebilirim. Elinde her mevkinin alternatifi olmasına rağmen, alışık olmadığı yerlerde çıkardığı gibi üzerine beklenen isimleri de tercih etmedi. En azından Caner sol bek başlasaydı. Ukrayna’yı Lucescu’dan iyi kimse tanıyamaz. Bizim güvenimiz oydu ama magazinsel konular yüzünden saha içine maalesef pek adapte olamadık.

Tabii taşlar doğru yerde olmayınca istenilen oyunu sahaya yansıtamadık. Doğaçlama şekilde rakibi karşılamaya çalıştık o kadar. Takım halinde hücum varyasyonu çalışılmadığı belli. Orta saha çizgisini biraz geçen kafasını kaldırıp uzun top kullandı ve neredeyse hepsi başarısız. Yediğimiz goller hakem hatası ama biz top oraya gelene kadar ne yaptık ona bakılmalı. Elini kolunu sallaya sallaya geldiler kalemizin ağzına.

Ay yıldız taşıyan çoğu sporcumuzun paralel hastalığı var. Dikine oynama ne demek bilmiyorlar. Özellikle orta saha oyuncuları. Kaleyi zorlayacak en ufak bir iş yapmadık. Oyuna bakıyorum; onlar şöyle hücum ediyor, bu şekilde yayılıyorlar sahaya diye bahsedip, Milli takımımız için biz diyemiyorum! Sahada oynayan oyunculara ‘bunlar bizi temsil ediyor’ diyemiyorum. Gerçekten utanç verici bir futbol. Tek deneme, Emre’nin Pyatov’un kucağına giden şutu zaten.

İnanın bir futbol manager oyuncusu bugün böyle saçma tercihler yapmazdı mevkilerde. Mehmet Topal’ın stoperde ne işi var? Ozan ısrarı nedir? Hakan Çalhanoğlu nerede, hangi takımda kanat oynamış? Rumen teknik adam şikâyet ediyor Türk oyuncu oynamıyor, izleyemiyorum diye. İzleyip bunu yaptıysan bir daha izleme hoca! Kâğıt üzerinden bak mevkilere öyle diz oyuncuları. Çık soyunma odasına bağır ‘Vatan Millet Sakarya’ diye. 11 puanı böyle topladık yalan mı? Biz kulüp ve Milli bazında bir maça çıktık mı hep göğsümüzdeki iman, tarihimizdeki destan ile hareket ediyoruz. Sahada teknik taktik ikinci planda… Sonra böyle oluyor işte.

Ay yıldızlılar ne kadar hak etmediyse onun yarısı kadar onlar da hak etmedi galibiyeti. Hakemler az değildi unutmadan; iki tane nizami olmayan gol attırdıkları gibi, Cengiz’in net penaltısını da es geçtiler. Futbolda üzüldük umudumuz basketbol. Aynı saatlerde başladığı için izleyicilerin büyük çoğunluğu basketbola dönüp bitene kadar o maçı izlemiştir. Şahsen ben de öyle yapmak isterdim. Gördüklerimiz iç karartıcı.


Lucescu efendi geldiğinden beri ağlayıp zırladı, saçma sapan konular açıp milleti gerdi. Bugüne kılıf uydurdu bir nebze. Önce kazanamayanın işi biter dedi ya maç sonu basın toplantısı umurumda değil. Hırvatistan maçına nasıl hazırlanacaklar şimdi? Hangi psikoloji ile. Maçın ilk yirmi dakikasından itibaren, sosyal medyada yazılanları kulübedekiler okuyordu ellerinde akıllı telefonlarıyla. Bu kadar rahatlar inanamıyorum… Aynı anda tac atışı kullanıyorlar olacak iş değil! Görmüyorlar birbirlerini. Kopmuşlar! Evet, biz değiliz bu. Biz mücadeleyi asla bırakmayan, rakip kim olursa olsun, skor ne durumda olursa olsun, sahadaki oyuncu fark etmeksizin iyi işler çıkaran bir takımdık. Emin olun bugün oynayanlar biz değildik…
Google Plus Paylaş

Müslim Akil Avci

0 yorum:

Yorum Gönderme