CUMHURİYETİN BAŞPEHLİVANI AHMET TAŞÇI



EFSANE SPORCULAR SERİSİ-12-
 CUMHURİYETİN BAŞPEHLİVANI AHMET TAŞÇI
                Serdar ÜSTÜNTAŞ

                Bir insan düşünün ki 25 yaşına kadar hiçbir şekilde aktif sporun içinde olmasın ve bu insan çok kısa sürede uğraştığı spor olan yağlı güreşte Cumhuriyet tarihi boyunca kazanılmamış başarıları kazansın. İşte bu sayımızda ata sporumuz yağlı güreşin tartışmasız efsanesi olan Ahmet Taşçı’yı işleyeceğiz.

                1960 yılında çoğu zaman adıyla birlikte anıldığı Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde dünyaya geldi. Hayatının ilk çeyrek asrında geçim derdindeydi. Hatta bir ara Yunanistan’a gidip orada şekercilik yapmıştır. Hayatının bu yıllarında lakap olarak Arnavut olmamasına rağmen şekercilik yaptığı için Arnavutoğlu lakabı takılmıştır. Askerliğini yaptıktan kısa bir süre sonra ise İzmit’te bir lastik fabrikasında işçi olarak çalışmaya başlar. Gücü, kuvveti sayesinde fabrikada zor işleri kolayca yapar olmuştur. Çoğu kişi için neredeyse imkânsız olan ağırlık işleri onun için bazen çocuk oyuncağı gibi olmuştur. Onun bu gücü Kırkpınar pehlivanlarından Kadir Birlik’in dikkatini çekmiştir. Onu çırak olarak yanına almak ister. İlk başlarda daha önce spor yapmadığı için çekinen Ahmet Taşçı daha sonra bu teklifi kabul eder ve25 yaşında yağlı güreş yapmak için soyunur, başlar antrenmanlara. Gücüyle, hızıyla, çevikliğiyle çok kısa zamanda yağlı güreşe adapte olur. Etrafındaki otoriteler bile çok şaşkındır. Çünkü çocuk yaştan beri güreşle uğraşan sporcular bile ona rakip olamamaktadır. Acı bir gücü vardır ve rakibini gerçekten gücüyle rahatça geçebilmektedir.

                1986 yılında ilk defa Kırkpınar Er Meydanına çıkıyordu. İlk yılında büyükortada herkesi bozguna uğratıp şampiyon oldu. 1987 yılında ise başaltı birinciliğini yine fazla zorlanmadan elde ediyordu. Burada ona otoriteler çok kuvvetli olduğu için Mandinga lakabını vermişlerdir. Başaltı şampiyonluğundan sonra artık Kırkpınar Başpehlivanlığı için yarışmaya da hak kazanmıştır. İlk senesinde büyük ustaların arasında çeyrek final yapmış ve 5. Olmuştur. 1989 senesi onun Kırkpınar’da başpehlivanlıktaki ilk kürsüsünü 3.’lükle görmesini sağlamıştır. Yıllarca güreşin içinde yer alanlar onun beş senede bu seviyeye çıkmasına şaşırıyorlardı. Fakat Ahmet Taşçı bu şaşkınlığı onlara daha da fazla yaşatacaktı. Artık altın kemer için favori haline gelmeye başlamıştır. 1990 yılının yazında cazgırların sesinde, yeşil çayırların, er meydanlarının hoparlörlerinde artık onun adı yankılanmaya başlayacaktı.

                1990 Yılı Kırkpınar Yağlı Güreşlerinde ilk turda Recep Kılıç’ı, 2. Turda Saffet Kayalı’yı, çeyrek finalde Bülent Gürbüz’ü, yarı finalde Reşit Karabacak’ı yenmiştir. Finalde ise rakibi ustası Kadir Birlik’tir. Çetin bir mücadeleden sonra boynuz kulağı geçmiş ve Karamürselli Ahmet Taşçı altın kemeri boynuna asmıştır. Memleketi Karamürsel’de kahramanlar gibi karşılanmıştır. Aydın Demir’den sonra ilçeye başpehlivanlık yeniden gelmiştir. Fakat onun gönlünden geçen Karamürsel’e tıpkı Aydın Demir gibi kemeri tekrar getirmektir. Bunun için çok çalışmak gerektiğine inanır ve de öyle yapar. 1991 yılında yarı finalde ezeli rakibi ve ebedi dostu rahmetli Cengiz Elbeye’yi yenip finale çıkar ve  2. Defa Kırkpınar Başpehlivanı olur. Artık hedefe son bir adım kalmıştır. 3. Defa ve üst üste başpehlivanlığı kazanması halinde altın kemerin ebedi sahibi olacaktır. Aylarca süren antrenmanlara girmiştir. Konsantrasyonu yerindedir ve formdadır. Karşısındaki rakipleri tanıdık isimlerdir. Geceleri rüyalarında bile onlarla güreşir olmuştur. Rakiplerini ezberlemiştir. Sırasıyla ilk turda Reşit Karabacak’ı, 2. Turda Bülent Gürbüz’ü, çeyrek finalde Cengiz Elbeye’yi, yarı finalde Saffet Kayalı’yı ve finalde Abdullah Ersoy’u mağlup eder. Üst üste 3. Defa Kırkpınar Başpehlivanı olur ve altın kemerin ebedi sahibi olduğunu ilan eder. Televizyonlardan yayınlanan güreşlerden sonra ünü tüm Türkiye’ye yayılmıştır. Türkiye’nin her yerinden güreş davetleri almaya başlar. Bu güreşlerde de şampiyonluklar ve ödüller kazanmaya başlar.

                1993 yılında da rakiplerine çayırı dar eder ve üst üste 4. Defa Kırkpınar Başpehlivanı olur. 1942 yılında Tekirdağlı Hüseyin’den beri yaşanmamış ve başarılmamış bir işi başarmıştır bu defa. 1994 yılında ise finalde ezeli rakibi Cengiz Elbeye ile karşı karşıya gelmiştir. Güreşirken pes etmiş ve ilk defa bir finali kaybetmiştir. Bu onu daha da hırslandırmıştır. İlçesine 3. Defa kendisine 2. Defa altın kemeri kazandırmak için farklı metotlarla çalışmaya başlamıştır. 300 kiloluk dev iş makinesi lastikleriyle antrenman yapmaya başlamıştır. Buralarda çektiği cefayı Kırkpınar’da sefa haline getirecektir. 1995,1996 ve 1997 yıllarında yine kürsünün en tepesine ismini kazımıştır. Böylelikle 2. Defa altın kemerin ebedi sahibi olmuştur. 1998 yılında finalde rakibi yine rahmetli Cengiz Elbeye’dir. Tribünlerden anlamsız bir şekilde ıslıklamalar, yuhalamalar gelmeye başlamıştır. Ahmet Taşçı ise güreşin ruhuna aykırı bu duruma kayıtsız kalmamıştır. Rakibinin elini havaya kaldırmış ve onu başpehlivan ilan ederek güreşten çekilmiştir. Verdiği tepkiye rağmen çok sevdiği yağlı güreşe yine devam etmiştir.

                1999 ve 2000 yılında tekrar başpehlivan olan Ahmet Taşçı 40 yaşına rağmen olağanüstü güreşler çıkarmıştır. 2000 yılında adı asılsız doping iddialarına karışır. Onu yenmek için bu defa masa başı oyunları başlamıştır. Fakat Ahmet Taşçı bunlara da cevabını er meydanında vermiştir. 2001 yılında güreş için yaşı ilerlemesine rağmen final görmüş ve 2. Olmuştur. 2002 yılında yine kürsü görerek 3. Olmuştur. Daha sonra Savaş Yıldırım’ın dopingli çıkmasıyla 2. Sayılmıştır. 2004’te gelen 2.’lik ve 2005’te gelen 3.’lük ile birlikte kürsü yıllarını tamamlamıştır.
                Güreş Federasyonunda yer alan bir maddeye göre 56 yaşında güreşen Kel Aliço’nun rekorunu kırmak istese de yönetmelik gereği bu mümkün olmamaktadır. Bir dönem Güreş Federasyonunda Yağlı Güreş Kurulunda da görev yapar. Ahmet Taşçı şu an 57 yaşında ve memleketi Karamürsel’de ailesiyle yaşamaya devam etmektedir. Şu da bir gerçektir ki yağlı güreş deyince akla ilk o gelmektedir. 

                Cumhuriyet tarihi boyunca rekor olan 9 defa başpehlivanlığı kazanmış, 2 defa da altın kemerin ebedi sahibi olmuş, 11 yıl üst üste final yapmış ata sporumuz yağlı güreşin efsanesi Ahmet Taşçı belki de güreşe çocuk yaşta başlasa şu an kırılması çok çok güç rekorlara imza atması herhalde çok uzak bir görüş değildir. Dayanıklılığı, azmi, inadı, güreşi, gücü, kuvveti ve tekniği ile Kırkpınar’ın, yağlı güreşin efsanesi Karamürselli Ahmet Taşçı’ya hayatında başarılar dileyerek veda ediyoruz.


Yorum Gönderme

0 Yorumlar