HEPİMİZİN DERDİ RENK DEĞİL Mİ?


   

 Yıl 1985…
       Heysel Stadı’nda 39 kişi ezilerek yaşamını yitirdi, her şey bu faciayla patlak verdi. Holiganizm kapıyı zorluyordu bu tarihlerde. İngiltere de buna türlü türlü çözümler arıyordu. Bilet fiyatlarını yükseltmek, cezalar vermek, güvenliği artırmak gibi etmenler olayları engelleyecek gibi duruyordu. Kadınları ve çocukları stada çekmek de bunların arasındaydı.  O zamanlarda bu olayın yetkilileri özellikle kadın taraftarların stadyumda artmasını istiyordu ama hal böyleyken değil kadın, erkek izleyiciler bile stada gitmiyordu.  Olaylar yatıştıktan sonra seyirciler birer birer stadyumlara geliyordu. Kadın, erkek.
      Artık kadın da tribünde yerini almıştı. Her birey gibi kadın da gönül verdiği renklere yakından bakabilecekti, atkısını açacaktı, marşlar haykıracaktı avaz avaz. Evet o ‘’narin’’ diye adlandırdıkları karşı cinslerin de sesi kısılacaktı.
      Bu süre zarfında kadın da erkeklerle birlikte veya ayrı takımını destekledi. Gelgelelim TFF cezalı maçlara kadın ve çocukları alana kadar kimse bundan rahatsız değildi. Kadın tribüne erkeksiz girdiğinde olaylar baş gösterdi. Kimi, kadınların tezahüratından rahatsız oldu, kimi cezanın haksız yere olduğunu savunurken kendini kadına atıp tutarken buldu, kimi yenilgisini ’’kadının yetersiz desteği’’ olarak adlandırdı.  En ağırı ise federasyonun kadını ceza olarak kullandığının itham edilmesiydi. Bir kadına hiç ceza gözüyle bakılır mı? Ki federasyon kadını neden ceza olarak kullansın? Bazısı da kadınları bizzat stadyuma davet etti hakları yenemez.
      İngiltere’nin belki de istediği kadın taraftarları stada çekerek olayları azaltmaktı bir bakıma. Kadının gücünden faydalanmak ister gibi bir hali vardı. Çünkü kadın her yerde olmalıydı.
      Günümüzde bu olay açık seçik yapılmasa bile deplasman tribünü başta olmak üzere kadın taraftarlar stadyumda istenilmemeye devam ediyor. Üniversite veya lise taraftar grupları tribünde bağırmadığı gerekçesiyle kadın taraftarlara bilet vermek istemiyor. Satış noktalarından bilet yakalarsan ne ala! Zaten biletler 8-9 dakikada bitiyor. Siteye düşen biletlerden bahsetmiyorum bile, en fazla 10 tane yakalarsın. Şimdi size soruyorum; kadınları istememelerinin nedeni stadyumda rahatça taşkınlık yapmak mı dersiniz? Çünkü çoğu rahat maç izleyemedikleri yönünde görüş bildiriyor. Herkesin ortak derdi renk değil mi, arma değil mi? Bunun kadını, erkeği, yaşlısı, genci var mıdır?
      Bazı kesimler zaten dertlerinin takım olduğunu ve daha fazla tezahüratın takımı ateşleyeceğini , bu yüzden de kadınların maça gelmemesi gerektiğini söylüyor. Niyet olumlu gibi gözükse de sonucunun nereye varacağını ve kimleri ilgilendireceğini düşünemiyor. Kaş yaparken göz çıkarıyorlar sanki. Kadın varken bağıramıyor musun ya da kadın bağıramıyor mu? Bu kez de ses tonu sorunsalını ortaya atıyorlar. Yani bir şekilde istemiyorlar. Bir şekilde kadın-erkek eşittir ilkesi bozuluyor tribünlerde.  Sonuç da ‘’kadın futboldan ne anlar’’ ya da ‘’kadınlar mutfağa erkekler tribüne’’ gibi tabiri caizse kendini bilmez cümleler ortaya çıkıyor.
      Bu ülkenin kültür halkalarından biri spordur. Özellikle futboldur. Çoğu insan hayatını artık futbolun akışına göre düzenliyor. Akşam planlar iptal ediliyor ya da mevcut planı maç izlemek gibi seçeneğe dönüştürüyorlar. Çoğumuz ülkeleri ve şehirleri futbol takımlarından, liglerden bilmiyor muyuz?  Spor ve futbol bu kadar içimizdeyken insanları buradan her şekilde kadraja alabilirsiniz. Yani kadınlar tribünlerde istenmezse bunun sosyal hayata yayılmasını kimse engelleyemez.  İlgi alanımız neredeyse, çoğunluk ne isterse onu yapmak zorundayız.
      Sarı-beyaz-yeşil-kırmızı-siyah-lacivert fark etmeden kadınlar gerekirse çocuklarının elinden tutarak o tribünde yerini alacaktır. Destek vermek erkeklerin işi değildir sadece, kadının desteğini alırsanız zaten sırtınız yere gelmez.  Takım kadın varken de desteklenir, İngiltere büyük olayları bu sayede aşmış ve toplumun ortak noktası olan futbol zevk haline gelmiştir. İsteriz ki futbol zevk için oynansın, benliğimizin bir parçası olsun,  insanları bir araya getirsin, karşıt takımlar birbirlerine saygı duysun( illa tartışılır, tartışmazsan futboldan zevkini zaten alamazsın)kadın erkek ayrımı yapılmasın, gerçekten futbol konuşulsun.  Unutmayın futbolcu taraftardan ilham alır, hepimizin derdi renk değil mi?


Esra ÇAY
Google Plus Paylaş

Müslim Akil Avci

0 yorum:

Yorum Gönder