ATAN VE TUTAN FARKI (Trabzonspor Fenerbahçe)


Biz bu maçı heyecandan çok endişeli bekledik. Sebebi ise Fenerbahçe yönetiminin ortamı yakışmayacak derece germesi! Gözü bürüyen hırs bazen insana kontrolünü kaybettiriyor maalesef. Ali Koç geldiğinde Türk futbolu için şans diyenler artık aynı fikirde değil. Ne olursa olsun kazanayım zihniyeti yüzünden oluştu bu durum. Umarım bir an önce rakiplerini ilgilendirecek sataşmaları ve ithamları bırakır da gereksiz gündemlerle meşgul olmaz kamuoyu. Ne mutlu ki heyecan kat sayısı yüksek ve endişelerin yersiz kaldığı bir maçı geride bıraktık.

Fenerbahçe iç sahada bile yapmadığı hızlı başlangıcı bu deplasmanda yaptı. Daha birinci dakika dolmadan Kruse'nin önce kafa vuruşu dışarı gitti. Ardından hemen kazandıkları topu Rodrigues iyi taşıdı ve al da at dedi Alman oyuncuya. Trabzonspor için şok bir başlangıç oldu. Fenerbahçe golden sonra biraz daha idare edebilseydi, ikinci gol için fazlaca şans bulabilirdi. Lakin Trabzonspor'da öyle bir santrafor var ki nefes aldırmamanız lazım! Sörloth müthiş işler yapıyor. Üç kişinin arasından çıkıp aynı güzellikte kontrol ve vuruş yaptı. Ev sahibi golden sonra kendini toparladı fakat konuk takım için aynısı söylememez. 

Sörloth sadece iyi bir golcü değil özel bir oyuncu. Kendi yarı sahasından topu alıp rakip sahaya geçebiliyor, iki kişinin markajına rağmen topu saklayıp takım arkadaşlarının rakip yarı sahaya yerleşmesini sağlıyor, ceza sahasını karıştırıyor, daha da sayarız. Fenerbahçe beraberlik golünü yedikten sonra kontrolü ele alamadı. Yenilen gollerde odak problemi de var! Defans oyuncularının ikisi devşirme olunca buna şaşırmamak gerek. Novak geçen seneki gibi yine kafayla attı golünü. Yalnız yine nereden geldin oraya dedirtti kendine. Trabzonspor'un ilk yarıdaki en büyük handikapı, Yusuf ve Ekuban'ın takım savunmasına hiç katkı vermemesi. Gerçi Yusuf'un hücuma da katkısı tartışılır ya... İlk yarının sonlarına doğru Fenerbahçe vitesi yükseltse de Muriqi ve Tolga'nın pozisyonlarında Uğurcan devleşti kalesinde. İkinci yarının başında Yusuf Guilherme değişikliği doğru hamleydi. Sturridge Ekuban hamlesi bir şey değiştirmedi. 

Birkaç kelam da Ali Palabıyık'a... Defalarca bu hakemi Fenerbahçe maçına vermeyin dedik. Maç başında Ozan'ın tekmesine kayıtsız kalıp Ndiaye'nin hamlesine kart göstermesi tamamen haksızlık. Ayrıca, ilk yarının sonunda Serdar'ın Pereira'ya kafa darbesine ses etmemesi hatta acele bitirmesi de tebessüm ettirdi açıkcası. Bu anın kopyası Tosic ve Van Persie arasında yaşanmış ve Vodafone Park'ta Tosic'i atmıştı. Ben şaşırmadım...

İkinci yarının başından itibaren bariz Fenerbahçe üstünlüğü vardı. Daha agresif ve topla oynama isteğini gördük. Fizik üstünlüğü de bir o kadar fazlaydı. Fenerbahçe gol için tüm gücüyle yüklenirken Trabzonspor'un boşluklardan faydalanamaması sıkıntısını arttırdı. Fenerbahçe'yi hiç geri itemediler! En büyük silahları Nwakaeme'yi çok aradılar. Fenerbahçe üstünlüğünden bahsettik ama gol pozisyonu açısından ilk yarı daha etkililerdi. 

Maçın kısa özeti; Fenerbahçe oynadı ama Uğurcan Tuttu Sörloth attı, maçı kazandırdı. Takım oyunundan çok bireysel performans farkı çıktı ön plana. Sörloth bir kenara Uğurcan net maçın yıldızıydı. Fenerbahçe oyunu ile belki başı dik ayrılır sahadan ama Trabzonspor galibiyete sevinirken bir yandan da kendi sahasında düştüğü zor anları bir kenarı yazmalı!
Google Plus Paylaş

Murat Altun

0 yorum:

Yorum Gönderme