RÜYA GİBİ ( TÜRKİYE FRANSA )


Heyecanımızın geri döndüğü, Milli duyguları yeniden yaşadığımız yeşerttiğimiz döneme bu maçın denk gelmesi çok iyi oldu aslında. Karşımızda son dünya şampiyonu olmasına rağmen, tüm ülkede umut dolu mesajlar yayınlandı, inanç aşılandı. İlk on birde belki Yusuf ve Abdülkadir'i de görmek istedik en başta ama hayırlısı dedik. Çünkü tartışmanın sırası değil!


Henüz ilk dakikadan kafa kafaya oynayacağımızı hissettirdi milliler. Top bizdeyken sakin, rakibe geçtiği anda ise yıldıran bir pres uyguladık. Dakikalar geçtikçe daha da memnun eden, sevindiren görüntüye sahiptik. Resmen bu genç kadromuz, milyar Euroluk kadrodan iyi futbol sahaya yansıtıyordu. Hani biri anlatsa şaka dersiniz. 

Fransa hücumda üretemeyince Mbappe'nin yerini değiştirdi ama oyuncularımız öyle konsantre ki ne yaparlarsa yapsınlar kilitledik. Belki en başta pozisyon bulamadık ama vermedikte. Bir ara uzaktan bir serbest vuruş kazanınca, içeri toplansak mı diye düşündüm. Fransa bu! En ufak şansı bile boşa harcamamak lazım. Nitekim daha yakından kazanılan faul atışını Cengiz harika kesti içeri ve stoperlerimiz gole dönüştürdü. Hadi koruyalım düşüncesi akla geldi belki fakat aslanlarımızın hiç öyle bir niyeti yoktu. Önce Burak çok müsait pozisyonu harcadı, attık kendimizi yerlere. Bir daha böyle pozisyon bulabilir miyiz diye düşünürken, yine Burak'ın baskısıyla kazandığımız topu, ilk golün mimarlarından olan Cengiz ile farkı ikiye çıkarıp coştuk. İnanılmaz bir skor çıktı ortaya. Sadece biz değil dünya çapında ses getirecek bir gelişme. Merih'in kafa vuruşu da girseydi... Hak etmişti. 

Geri kalan dakikalarda yapmamız gereken tek şey ikinci gole kadar takım halindeki savunma disiplinlimiz. Ruhumuzla pres yapıyorduk adeta. Bizim yarı sahamıza topla girdiklerinde kafalarını kaldırıp bakmalarına izin vermedik. Ritim yakalamalarına müsaade etmedik hücumda. Fransa'ya karşı üç dört kere çok net şekilde üçüncü golü kaçırdık! Cümlenin karizmasına bakar mısınız? Dünyada kaç milletin mensubu bunu ifade edebilir şu an? Bu karakterli takım bize bunu yazdırdı işte. 

Son 15 dakika yorgunluk belirtileri başladı haliyle. Bu seviyedeki oyuncuları kontrol etmek, durdurmak kolay mı? Alanımızı çok iyi kapattık yalnız. Ceza sahasına gelen topları sağ olsun Merih topladı birer birer. Maç boyu bir an bile umut aşılamadık Fransızlara! Maçı çevireceklerine dair en ufak zaaf göstermedik. İnandırmadık!

Bu çocuklarla ne kadar gurur duysak az, ne kadar alkışlasak övsek az! Tek tek övgüyü hak ettiler. Burak belki çok gol kaçırdı ama öyle güzel bir mücadele sergiledi ki eleştiri yapmak haksızlık olur. Biz sizi çok sevdik be. Ne olur bugünlerimizi aratmayın. Bu yaşattığınız duyguların tarifi yok. Bu üç puandan öte bir kazanç. Bugün dünyaya dünya şampiyonunu yenerek mesajı ilettik. Takım olduğumuzu, sosyal medyada üç beş yeriz diyenlere dahi kanıtladık. Şimdi İzlanda. Ayaklarımız yere basmalı. Bu zaferin keyfini doya doya yaşarken, güzel havamızı İzlanda maçının sonuna da taşıyarak, sevincimizi daha uzun zamana yayabiliriz. Allah razı olsun hepinizden. Biz sizden razıyız. 
Google Plus Paylaş

Murat Altun

0 yorum:

Yorum Gönder