DERBİ DERSİ (GALATASARAY BEŞİKTAŞ)


Galatasaray son derece baskılı başladı. Henüz 20.  saniyede Rodrigues ile golü buluyordu ama şans yanında değildi. Klasik, bildiğimiz iç saha başlangıcını, Beşiktaş önünde de yaptılar.

Donk Talisca'ya yapışık oynadı adeta. Babel'in ve Quaresma'nın kademesi iyiydi. Yalnız Quaresma'nın sakatlık anında Negredo öyle bir gol kaçırdı ki koltuk televizyon kırdırır. Bu şansı kullanamayınca, futbolun altın kuralı devreye girdi. Rodrigues Nagatomo yapımı müthiş bir atak ve bitiren sessiz sedasız takımın gizli kahramanı Fernando. Bu golle stadyum da havaya girdi. Şanssızlıklar oldu. Mariano kasığından sakatlanınca Linnes'e bıraktı yerini. Yalnız Beşiktaş'ta sakatlanan Negredo yerine Lens'in girmesini pek anlamadım. 

Kıran kırana bir mücadele izledik. Keşke Fırat Aydınus iki takıma da aynı kararları verseydi. Belhanda'ya haklı olarak gösterdiği sarı kartı Pepe ve Talisca'ya gösteremedi. Ev sahibi lehine çalmadığı faullerle yeni şansları da yok etti. İlk yarı Galatasaray ikinci golü bulabilirdi, Beşiktaş'ta skor yapabilirdi. Yalnız arzu istek anlamında Galatasaray'ın daha ağır bastığını söylemeliyim. 

Beşiktaş ikinci yarıya daha iyi başladı. Tolgay ile ilk saniyelerde deneme yaparken Babel de aynı Negredo gibi ikramı geri çevirdi. Bu kadar şansı harcarsan Galatasaray da seni harcar. Galatasaray akınında bir anda ceza sahasında bir karambol oluştu ve Tosic atılıp penaltı kararı geldi. Sahada o halde penaltıyı kaçıracak tek oyuncu Gomis'ti emin olun. Çünkü bana göre sahanın en duygusal oyuncusu. Konyaspor maçı geldi aklıma. Hemen hemen aynı stres içerisindeydi maç ve Gomis kaçırmıştı. Üzerinde rekor stresi de var bu kesin.

Eksik kalan Beşiktaş risk almaya devam etti doğal olarak. Garry Rodrigues gibi bir adam bunları affetmez. Affetmedi de. İkinci gol geri kalan dakikaları, o muhteşem taraftarının keyfine geçti. Bireysel olarak herkes full motiveydi. Muslera'nın ikinci yarıda Quaresma'nın şutunda çıkardığı top kırılma anlarından biriydi. Nagatomo için kampanya başlatsınlar. Son yıllarda devre arasında katılıp bu derece nokta atışı olan bir transfer görmedim.  Donk Başakşehir maçında olduğu gibi çok sağlam durdu. Linnes oyuna girdikten sonra büyük fizik gücü kattı. İkinci golde asisti çok klas. Fernando hep takımı rahatlatan adam. Yani bu maç Galatasaray derbide nasıl oynanır, nasıl kazanılır, final maçında neler yapılır bunu 90 dakika boyunca izlettirdi. Bir an bile konsantre bozmadan ligin en iyi kadrosunu perişan ettiler. 

Hafta başından beri Beşiktaş güzellemeleri yaptılar. Tıpkı Trabzonspor ve Başakşehir maçı öncesi yaptıkları gibi. Galiba Galatasaray'ın bu iç saha oyununu, muhteşem taraftarını ve Fatih Terim gibi ülkenin gelmiş geçmiş en iyi teknik direktörünü unutuyorlar. Bence bu saatten sonra lig sıralaması değişmez! Galatasaray final maçını şampiyon gibi oynadı. Son düzlükte Galatasaray Mayıs ayına lider girdi mi Florya'da oluşan şampiyonluk havası ipi göğüsletiyor. Son üç final artık. 
Google Plus Paylaş

Müslim Akil Avci

0 yorum:

Yorum Gönder