KARADENİZ FIRTINASI HAMİ MANDIRALI


EFSANE SPORCULAR SERİSİ-14-
KARADENİZ FIRTINASI HAMİ MANDIRALI

Serdar ÜSTÜNTAŞ
                Almanya’da Schalke 04 formasını giyen bir Türk futbolcu vardı. Doksanların sonunda Türkiye Ligindeki üstün başarısı onu Almanya Bundesliga’ya taşımış ve gollerine orada devam ediyordu. Bir gün ligin eski ve köklü ekiplerinden 1860 Münih maçı vardı. O maçta teknik direktörü yine futbolcuya şans vermişti. Bir serbest vuruş olmuştu. Kaleye yaklaşık 35 metre uzaklıkta olan serbest vuruş için arkadaşlarıyla konuştu. Takım arkadaşları topa dokundular, top hafif sağ tarafa doğru açıldı. Arkadan koşup gelen futbolcu topa olanca gücüyle vurdu. Kameralar topu takip edemedi ve top ağlarla buluşunca kamera anca yetişebilmişti. Herkes golün şaşkınlığını yaşarken Türk futbolcu çoktan yedek kulübesine doğru sevinç koşusunu yapmaya başlamıştı. Topun kaleye giderkenki hızı ölçüldüğünde saatte 266 kilometre hız bir rekordu. Günümüze kadar da böyle yüksek hızla topa vuran başka bir futbolcu olmamıştır. O Türk futbolcu ise serbest vuruş golleri, mesafe tanımaksızın çektiği şutları, bazuka gibi giden vuruşlarıyla tanınan Hami Mandıralı’dan başkası değildi.
                Türk futbolunda efsane haline gelen Hami Mandıralı özellikle doğup büyüdüğü Trabzon şehri ve Trabzonspor’un unutulmazları arasındadır. 1968 yılında Trabzon’un Arsin ilçesine dünyaya gelen Hami, Osman ve Hikmet Mandıralı çiftinin emekleri ile büyümüş ve daha çocukken Trabzonspor’un altyapısına seçilmeyi başarmıştır. Trabzonspor’un altyapısına girdiği zamanlarda Trabzonspor ülkede üç büyükler hegemonyasını yıkmış 1975-1976 sezonundan itibaren lige damga vurmaya başlamıştır. Peş peşe alınan şampiyonluklarla herkes gözünü Trabzon’a dikmiştir. Buradaki asıl dikkat çeken şey ise Trabzonspor bu başarıları yakalarken Trabzonlu gençlerle bunları başarmasıdır. Hami ise Ali Kemalli, Şenollu, Turgaylı Trabzonspor’a yeni bir Trabzonlu olarak 1978 yılında ayak basmıştır. Mevki olarak ise hücum oyuncusu olarak kendini kabul ettirmiştir. Çektiği sert sutlarıyla kalecileri daha çocuk yaşta yıldırmaya başlamıştır.
                Trabzonspor’un son şampiyonluğundan sonra ana kadroya dâhil edilen 17 yaşındaki Hami o sezon Genç Milli Takımda da görev almaya başladı. O sezonki Beşiktaş maçında attığı gollerle Beşiktaş’ın savunma oyuncuları Rıza ve Kadir onu tutamamış ve çimleri yolmuşlardır. İlk sezonunda fazla şans bulamasa da ikinci sezonunda takımın başına Ahmet Suat Özyazıcı gelmesiyle istediği ve aradığı şansları bulmaya başladı. 1987-1988 sezonundan itibaren takımın vazgeçilmezleri arasına girmeyi başarmıştır. Antrenmanlarda baraj kuran kişileri yıldırmaya başlamış ve kalecileri çaresiz bırakan şutlarını atmaya başlayan Hami için transfer teklifleri yağmur gibi yağmaya başlamıştır. İstanbul kulüpleri peşine takılmış Hami’yi kendi takımlarına kazandırmak istiyorlardı. Ama o doğduğu büyüdüğü şehri bırakmıyor ve boş mukavelelere imza atıyordu. 1987 yılında hem Ümit Milli Takıma hem de Milli takıma çağrılmış ve oynadığı futbolu Milli Takımlarla taçlandırmayı başarmıştır.
                1990’lı yılların başında Lemi ve Hamdi ile birlikte takımın üç kaptanından biri olan Hami gollerine devam ediyordu. Milli takımda da görev yapan Hami önce Sepp Piontek’in daha sonra ise Fatih Terim’in genç prenslerinden birisi oluyordu. Kariyerinin belki de en önemli yılında 1996 Fenerbahçe’ye karşı şanssız bir şekilde şampiyonluğu kaybeden Trabzonspor Abdullah ile öne geçmiş ama son dakikalarda yenilen iki golle yıkılmıştı. Bu sonuç Hami’yi de yıkmıştı. Kariyeri boyunca şampiyonluğa en yakın olduğu anda ellerinden kupa adeta kayıp gitmişti. Gol kralı olamıyordu ama attığı gollerle hafızalara kazınıyordu. Penaltılarda ve serbest vuruşlarda kaleciler karşısında en son onu görmek istiyordu.  Hami gollerine sadece milli takım ve ligde devam etmiyor Avrupa Kupalarında da rakiplerin ağlarını füzeleriyle havalandırıyordu. Aston Viila’dan Dundee United’a gollerini sıralamaya devam ediyordu.  1997 -1998 sezonunda attığı gollerle yine kulüpleri peşinden koşturmayı başarmış olan Hami Mandıralı İstanbul kulüplerinin tekliflerini kabul etmedi ve Avrupa rüyasını gerçekleştirmek için Almanya’nın Schalke 04 kulübünün teklifini kabul etti. 7 Milyon Mark değeri ile Almanya’ya transfer oldu. Hayatı boyunca Trabzon’da yaşamış olan Hami için Almanya günleri kolay geçmedi. Farklı metotlar ve farklı disiplinler içinde çalışan Hami ilk başlarda bunu yadırgasa da buna da alıştı. Schalke ile ligde fazla gol atamasa da özellikle Avrupa Kupası maçlarında taraftarın gözbebeği oldu. Bir sezonu orada geçirdikten sonra memleket özlemi, aile hasreti daha ağır bastı ve yeniden yuvasına, her şeyini kazandığı Trabzonspor’a geri döndü. Almanya onu olgunlaştırmıştı. Oynadığı futbol yıllanmış şarap gibiydi. Şampiyonluklar gelmese de o gollerine devam ediyordu. 1999 yılında Milli Takım için son maçlarını oynayan Hami Mandıralı gururla taşıdığı ay yıldızlı formayı 60 defa terletti. Kariyerinin sonuna doğru önce 200. Golünü atan Hami Mandıralı bunu Metin Oktay ve Tanju Çolak’tan sonra başaran üçüncü futbolcu oluyordu. 2003 yılında 35 yaşına kadar her şeyini borçlu olduğu Trabzonspor’da futbola devam etti. Yarım sezon Ankaragücü takımında top koşturan Hami Mandıralı 2003 yılında aktif futbolculuğa veda etti.  Dediğimiz gibi futbolun sadece futbolculuk kısmına veda eden Hami Mandıralı teknik direktör ve yorumcu olarak futbola hizmet etmeye devam etti.
                2008 yılında Türkiye U21 takımının başına getirilen Hami Mandıralı bir buçuk sene bu görevine devam etti ve gerek kulüplere gerekse Milli Takıma gençleri kazandırma çabasına girişti. 2013-2014 sezonunda Trabzonspor ile yolları bir kez kesişti. Teknik Direktör Mustafa Reşit Akçay’ın yardımcılığına getirilen Hami Mandıralı Şubat 2014’ten itibaren teknik direktörün istifasıyla birlikte takımın başına geçti. Takım onun yönetiminde 53 puanla dördüncü oldu. Sezon sonu görevinden ayrılan Hami Mandıralı Kasım ayında ise Antalyaspor ile anlaştı. Şubat 2015 sonunda bu görevinden de ayrılan Mandıralı Trabzonspor’un zor zamanında yine kulüpte görev alarak taşın altına elini koydu ve 2016 Ocak- Mayıs arasında yine teknik direktörlük görevini üstlendi. 
                Hami Mandıralı Türk futbolunda bombacı, bazukacı, Karadeniz Fırtınası olarak tanındı. Amansız şutları, mesafe tanımaksızın vurduğu topları hafızalara kazınmıştır. Yılların değişmez bordo mavili 10 numarası Trabzonspor’un en golcü futbolcusudur. Attığı 219 golle Türk futbolunun en golcü üçüncü futbolcusudur. Guinness Rekorlar Kitabına da giren en hızlı gole sahip futbolcudur.  1992 yılında Beşiktaş’a, 1997 yılında Ankaragücü’ne attığı goller yılın golü seçilmiştir. Sadece Trabzonspor taraftarı değil tüm taraftarlarca sevilmiştir. Bazen a harflerini uzatmasındaki sempatikliğiyle bazen efendiliğiyle bazense iyi bir aile babası olması sebebiyle çok sevilmiştir. Trabzon ve Trabzonspor denildiğinde akla gelecek üç kişiden biri mutlaka Hami Mandıralı’dır. İşte bu sayımızda böyle bir efsane köşemizde misafir oldu. Hami Mandıralı’ya gelecek hayatında futbolculuğu gibi başarılı bir hayat diliyoruz.
                   
               

                

Yorum Gönderme

0 Yorumlar