Çizmeyi Aşanlar



                                 
Geçmişte Maradona, Dino Zoff, Paolo Cannavaro gibi dünya futbolundan önemli oyuncuları bünyesinde barındırmış, İtalyanların liman şehri takımı Napoli’yi sizler için yazdım.

Son dönemde Avrupa futbolunda iyi bir çıkış yakalayıp, isminden sıkça söz ettiren Napoli, 2006 yılında şike soruşturması nedeniyle küme düşürülen Juventus'un ardından Serie B'yi ikinci sırada bitirip, özlemini duyduğu Serie A’ya geri dönmüştü. Herkesin, Serie A gibi zorlu bir ligde tutunamayacağını düşündüğü Napoli, uzun yıllar sonra geri döndüğü ilk sezonunda, ligi ilk sekiz içinde bitirerek dikkat çekmeyi başardı. Artık onlar da şehirlerinde bulunan Vezüv yanardağı gibi patlamaya hazırlardı... Her sezon takım olma adına üstüne koyarak giden Napoli, ilk ciddi adımını Liverpool’da efsane olan İspanyol Rafhael Benitez'i, teknik direktörlük koltuğuna oturtarak atıyordu. İtalyan basını, Napoli başkanı De Laurentiis ile İspanyol Benitez'in, Napoli efsanesini tekrar ayağa kaldıracağını konuşmaya başlamışlardı. Fakat ani bir kararla Uruguaylı forvetleri Edison Cavani’yi 63 milyon dolara Fransa'nın Paris Saint Germain takımına satan Napoli yönetimi, taraftarlarının tepkisini çekti. Futbolseverler bu transferin neden ve niçin gerçekleştiğini birbirine sorarken, Benitez yeni yıldızların takıma kazandırılması için kollarını sıvamaya başlamıştı bile. İlk olarak Cavani'nin boşluğunu doldurmak için Real Madrid'in formsuz yıldızı Higuain'i takıma kazandırdı. Açıkçası İspanyol hocanın yaptıkları iyiden iyiye taraftarın kafasını karıştırmıştı fakat Arjantinli forvet, geldiği ilk sezon 24 gol atarak taraftarın aklındaki soru işaretlerini silip süpürdü. Ligde her şeyi yoluna koymaya başlayan Napoli, artık Avrupa kupalarında da boy göstermeye başlamıştı. Şampiyonlar Ligi’nde üst üste 2 yıl mücadele eden liman ekibi, son yılında ikinciyle puanları eşit olmasına rağmen, averajla elenerek yıldızlar arenasına veda etti.
Geçtiğimiz sezona tekrar devler liginde mücadele etme parolasıyla çıkan Napoli’de, en önemli engel ön eleme maçlarıydı. Rakipleri İspanyolların köklü kulüplerinden Athletico Bilbao'ydu. İlk maç İtalya'da 1-1'lik skorla biterken, rövanş için Bilbao’nun mâbedi San Mames Barria’nın yolunu tutuyorladı. Kıran kırana geçen bir maçın ardından son 30 dakikada yediği gollerle rakibine boyun eğerek Şampiyonlar Ligi hayallerini bir başka bahara bırakan Napoli için Avrupa’da her şey bitmiş değildi. Artık yollarına eski adıyla UEFA Kupası olarak bilinen UEFA Avrupa Ligi’nde devam edeceklerdi. Gruplarında Avrupa’nın önemli kulüpleri bulunuyordu. Bunlardan Çek Cumhuriyeti’nden Sparta Prag ve İsviçre'nin Young Boys kulüpleriydi... Futbol kamuoyu, Napoli'nin bu kupaya önem vermeyeceğini düşünse de, liman ekibi gruptan lider olarak çıkarak, Varşova yolunda en iddialı ekiplerden biri haline geliyordu.

Fakat daha öncesinde yapmaları gereken yarım kalmış bir iş vardı. İki yıl önce parmaklarının ucundan 
kaçırdıkları İtalya Süper Kupası için, Katar'ın başkenti Doha'da Juventus'la karşı karşıya geleceklerdi. Karşılaşmayı Higuain’in yoğun gayretiyle penaltılara götüren Napoli, kupayı da şehirlerine getiriyordu.
Bu sezon ise ligde işler istedikleri gibi gitmedi. Beklenen başlangıcı yapamayan Napoli, geride kalan 17 haftada, 6 beraberlik ve 2 yenilgi alarak liderin 12 puan gerisinde kaldı. Buna rağmen liman temsilcisi, sezon sonunda Şampiyonlar Ligi vizesini cebine koymak istiyor.

Avrupa ligi eleme turu için ülkemizin futbol takımlarından Trabzonspor'la karşı karşıya gelecek olan Napoli, ilk maçı Trabzon Hüseyin Avni Aker Stadı’nda oynayacak. Herkesin tanıdığı çok güçlü bir isim olan Higuain, Trabzonspor için en dikkat edilmesi gereken oyuncuların başında geliyor. Bunun yanı sıra Callejon, Mertens hatta zaman zaman şans tanınan Kolombiyalı genç Duvan Zapata, İspanyol hocanın en güçlü kozlarından. Ayrıca sezon arası son dönemlerde göz kamaştıran Sampdoria'nın süper solağı Gabbadiani’yi transfer eden Napoli, Trabzonspor’un az olan tur umudunu daha da aşağı çekti. Napoli’nin tehlikeli hücum hattı, takımı Avrupa’nın kaleye en çok isabetli şut atan takımları sıralamasına soktu. Maç başı ortalama 23 isabetli şut atan Napoli’nin buna rağmen en büyük zaafı; kapanan takımlara karşı kilidi çok geç açması. Özelikle kontra atak futbolu oynayan takımlara karşı çok puan kaybeden Napoli’nin, Trabzonspor maçında da bu istatistiğini sürdürmesini bekliyorum.

Önümüzdeki günlerde yeni analizlerle yine sizlerle olacağım, şimdilik hoşça kalın.


YAZAN-SERKAN COŞKUN
Google Plus Paylaş

Müslim Akil Avci

5 yorum:

  1. Yazilarinizi cok begeniyorum basarilarinizin devamini diliyorum

    YanıtlayınSil
  2. Yeni yazinizi iple cekiyorum peki serkan bey size gore serie a da liderligi gercekten kim hak ediyo ve sampiyon kim olur

    YanıtlayınSil
  3. Çok güzel bir yazı emeğinize sağlık...

    YanıtlayınSil
  4. Güzel yorumlarınız için herkese teşekkür ederim...

    YanıtlayınSil
  5. Juventus şampiyon olacaktır son 5 hafta şampiyon olmayı garantiler.

    YanıtlayınSil